KANKI-FM FORUM

HOŞ GELDİNİZ
 
Anasayfa­Galeri­Kayıt Ol­Giriş yap
Paylaş | 
 

 SIIR BÖLÜMÜ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7
YazarMesaj
sweetheart23



Mesaj Sayısı: 69
Kayıt tarihi: 21/10/08

MesajKonu: tenimde sen yanıyorsun içimde ben   Cuma Ara. 26, 2008 4:21 pm

TENİMDE SEN YANIYORSUN, İÇİMDE BEN...


Gecenin gözleri kördür kumsalda
Ağaçların renkleri
Denizin mavisi
Zordur akköpüklü dalgalara adını yazmak
Boşunadır martının uçmasını beklemek



Sabahın beşinde yüzmek denizde
Bir başına uzanmak sereserpe kumsala
Güneşin doğuşunu seyretmek uzun uzun
Martılar uçmak üzere
Zamanı beklediğimizin


Güneş doğdu aydınlandı ortalık
Sıcaklık deniz damlalarını kurutuyor tenimde
İyot kokusu genzimde, yosun kokusu
Martılar da uçuyor artık
Deniz kumsalı öpmeye başladı
Şimdi sevişmek zamanı



Şimdi sevişmek zamanı ama sen yoksun
O kadar çok ten var ki kumsalda
Kumsal ten kaynıyor, beden yanıyor
Bir seninle tensel uyuşurum ben
Sen olmazsan nasıl sevişirim
Tensel uyuşmazlığım var başkasıyla
Kan uyuşmazlığı gibi
Tenimde sen yanıyorsun, içimde ben
Ama sen yoksun


Bir martı gelmek istedi yanıma
Başka bir kadın uzanmış yanımdaki şezlonga
Gözleri bende çapkınca bakıyor, gülümsüyor
Ben dalmışım denizin derinliğine
Menekşe gözlerimde bir hüzün bulutu
Buzmavisi dalgaların serinliğinde
Tenimde sen yanıyorsun, içimde ben


Tekneler geçiyor şimdi birer birer
Adalara, koylara gidiyorlar
Ben burada yalnızım onlar da biliyorlar
İstediğin kadar sen yan tenimde
Tekrar giriyorum denize serinlemek için
Yüzüyorum sağır ufuklara doğru ağır ağır
Tenimde sen sönüyorsun, içimde ben yanıyorum



Şimdi sevişmek zamanı
Sevmek, sevilmek, tutkuyla bağlanmak
Bu altın sarısı kumsal, bu buzmavisi deniz
Bu pırıl pırıl gökyüzü kolay bulunmaz
Ayakları denize paralel kanat çırpan bu martı
Ha bir eksik olmuş ha bir artı
İnan ki fark etmez; şimdi sevişmek zamanı


Denizden kumsala çıkıyorum doğruca duşa
Duşta denizsuyu akıyor bedenimden
Oradan doğruca dalıyorum havuza
Bar karşıda, bir kulaç, bir kulaç daha
Hadi barmen bir kokteyl büyük bardakta
Önce bir şişe su ver soğuk olsun
Tenim soğusun, içim soğusun
Bu yaz günü, bu sıcak, bu tatil köyü
Nedense bende hep çağrıştırıyor aşkı
Su tenimden akıyor, sen içimden
Ben havuzda serinledim, seninleyim ama
Şimdi sevişmek zamanı
Tenimde sen yanıyorsun, içimde ben.

ERDEN ERKİN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
bidat



Mesaj Sayısı: 11
Yaş: 19
Nerden: GİRESUN
Kayıt tarihi: 19/10/08

MesajKonu: Geri: SIIR BÖLÜMÜ   C.tesi Ocak 24, 2009 9:26 am




NELER NELER


Ne suya düşen bir kar tanesi olmayı isterdim,
Ne de buzulları eritmek isteyen bir mumun alevi.
Ne yeni bir güne hıçkırıklarla başlamayı,
Ne de hasret çekerek bir güne veda etmeyi…

Ne Karadeniz’in karanlıklarına dalmayı,
Ne de ismi Akdeniz olan denizin ekşiliğinden tatmayı…
Ne teslim bayrağını çekmişiz,
Ne de beyaz bayraklarla barış teklifi etmişiz hayata…

Nice neşemizi haykırmışız; sessizce, tutkuluca, delicesine…
Ne duyanımız olmuş,
Ne de anlayanımız!
Ne beden ruhun tadına vardı bu yüzden,
Ne de ruh bedenden memnun…

Gerçek olan şu;
Ruh ve beden çatışsa da bir insanı ortaya koyan,
Ayrılmaz ikilidir…


b!d@t
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
bidat



Mesaj Sayısı: 11
Yaş: 19
Nerden: GİRESUN
Kayıt tarihi: 19/10/08

MesajKonu: Geri: SIIR BÖLÜMÜ   Cuma Şub. 27, 2009 7:56 pm


İSTANBUL SEN KOKUYOR

Kırgın düşlerimden uzak, kırgın kalbimi avutuyorum.
Kim bilir kaç zaman geçti sensiz, sayamadığım...
Senden uzak, sesinden uzak...
Bir kez sana dokunamadığıma mı yansaydım, yoksa sesinden uzak kaldığıma mı, hangisi daha çok canımı yakıyordu...
Anlayamadım…

Yıllardır içimdeydin, belki de asırlardır...
Belki de doğmadan önce de biliyordum seni.
Hep beklediğimdin sen, ama sana bunu anlatamadım...

Ben geldikçe, kaçanım oldun...
İçini bilmediğim, yüreğini görmediğim sevdanın, kekremsi tadı oldun dilimde...
Bıkmadan usanmadan sevgimi anlattığım, kâğıtlar tükenip de kalemimin kırıldığı an da bile beni düşündüğünü umut ederek, yeniden yazmaya koyulduğum adını bile koyamadığım sevdam oldun.
Benim için çok şey oldun, ama ben senin için hiçbir şey oldum...

Kaç kopuş yaşadım bunca senedir...
Şerha şerha bölündü ruhumla birlikte kalbim.
Dayandım...
Dayandım da bir senden kopuşuma dayanamadım...
Ama olsun be gülüm, ayrılığı bile senden diye, sevdim ben...
Hep beni sevdiğini hayal ettim, belki de sevmedin...
Ama ben hep hayal ettim.
Hayalin bile güzeldi, bozmaya kıyamadım...
Beni kırdığın zamanlarda bu hayale sarıldım sımsıkı, seni kolay affetmelerim de bu yüzdendi zaten.

Gözyaşlarım akarken sessizce yanaklarımdan, onları bile sevdim, çünkü onlar sana aitti.
Seni kaç gece döktüm gözlerimden bilmem, sayamadım...

Sesini hapsettim beynimin tüm hücrelerine.
Özledikçe, çıkarıyorum sesini.
Kapatıp gözlerimi, seni düşünüyorum yanımdaymışsın gibi…

Hep kızdın bana belki de seni sevdiğim için, nedenini anlamadığım kızgınlıklarının tümünü bana yönelttin her zaman.
Bilemedin, bilemedin senden bir şey istemediğimi.
Bırakmadın beni, seni özgürce sevemedim.
Seni senden gizli sevdim.

Gittin, yoksun hayatımda.
Artık gizlemiyorum duygularımı, özgürce seviyorum seni.
Gözyaşlarımı her gün avucumda biriktiriyorum, sonra öpüyorum onları bir bir, seni öpercesine.

Gittin ve ben, gitme kal benimle diyemedim sana.
O kadar istekliydin ki gitmek için, dur diyemedim sana, içim yandı da yine de kal diyemedim umursuz bakışlım…
Ardından bakarken, sessiz çığlıklarla bağırdım...
Duysaydın çığlıklarımı yine de gider miydin?
Kulaklarını kapatabilirdin belki, ya kalbini kapatabilir miydin bana?
Hiç bilemedim...

Gitmen, seni sevmemi engellemiyor anla artık.
Sen yokluğunda da varlığımsın...
Hiç gelmeyecek olsan da bundan sonra, yine de varlığım kalacaksın.
Seni hep beklemiştim asırlardan bu yana...
Geldin varlığınla beni mutlu ettin.
Şimdi gittin, yokluğunla bile mutlu ediyorsun.
Çünkü senden bana kalan şey o kadar güzel, o kadar özel ki...

Gel demiyorum sana, demeyeceğim...
Gittiğin yerde mutluysan eğer, bu da bana yeter.
Sesinden mahrum kalmışım ne çıkar, senin özleminle her gün canım daha bir yanmış ne çıkar...
Yokluğunu varlığa çevirebilmişim ya, bu da bana yeter…

Gün âşık olmuş geceye,
Gece de yakamoz düşürmüş denize
Ne gün erişebilmiş geceye, ne de gece kavuşabilmiş gündüze.
Birbirlerini hiç görememişler belki de...
Ama engel olmamış bu aralarındaki sevgiye…
Varlıklarını hissetmeleri bile yetmiş kendilerine
Bazen, gün isyan edip yakmış ortalığı
Gece de özleminden tüm ışığını söndürmüş gökyüzünden
İkisi de bulutlara yükleyip hüzünlerini
Tüm yeryüzüne yağdırmışlar gözyaşlarını
Yine de vazgeçmemiş sevdasından ikisi de
Sonsuza dek birbirlerini göremeyeceklerini bilseler de...

Ben geceyim işte, senin için yakamoz düşürüyorum bol bol denize.
Sen benden gitsen de, ben gelirim senin bensiz kıyılarına. Yokluğundan soyunup, varlığını giyerim üstüme...
Gelirim, derin, sessiz, duygusuz uykularına...
Benim için var olduğunu bilmek bile yeter, seni hiç göremesem de...
Düşlerim dört duvar arasına sıkışıyor
Zaman bir saatin zembereğine takılıp kalıyor
Ve gece gözlüm...
İnan bana İstanbul sen kokuyor...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

SIIR BÖLÜMÜ

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
7 sayfadaki 7 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KANKI-FM FORUM :: İlk forumunuz-